Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık

Yasal Mirasçılık Kavramı


Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık
Yasal Mirasçılık Kavramı

Yasal Mirasçılık Kavramı
Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık olarak Gönen’de miras hukuku alanında; miras avukatlığı, mirasçılık belgesinin alınması, mirasçılar arasında doğan uyuşmazlıkların çözümü, tereke paylaşımı ve izale-i şüyu (ortaklığın giderilmesi), mirastan mal kaçırma davaları ve benzeri davalarda profesyonel hukuki danışmanlık sağlamaktayız.
 

Mirasın paylaşılması sürecinde tereke üzerinde hak sahibi olan kişiler iki gruba ayrılır: yasal mirasçılar ve atanmış mirasçılar.
Yasal mirasçılık, miras bırakanın herhangi bir irade açıklamasına bağlı olmaksızın, ölüm anında doğrudan doğruya kanundan kaynaklanan bir mirasçılık statüsüdür. Bu mirasçılık türü Türk Medeni Kanunu’nun 495 ila 501. maddeleri arasında düzenlenmiştir. İlgili hükümler uyarınca yasal mirasçılar; miras bırakanın kan hısımları, evlatlığı ve onun altsoyu ile sağ kalan eşten oluşur (TMK m. 495-501).
 

Atanmış mirasçı ise miras bırakanın kendi serbest iradesiyle, malvarlığının tamamını ya da belirli bir kısmını vasiyetname veya miras sözleşmesi yoluyla bir kişiye bırakması sonucu mirasçılık sıfatını kazanan kimsedir.
 

Murisin vefatı sonrasında mirasın paylaşımı, özellikle uygulamada sıkça karşılaşılan miras kaçırma (muris muvazaası) davaları nedeniyle günümüzde oldukça karmaşık hukuki uyuşmazlıklara yol açabilmektedir.

Mirasta Mal Paylaşımı ve Zümre (Derece) Sistemi
Türk Medeni Kanunu’nda kan hısımlarının yasal mirasçı olarak belirlenmesinde zümre sistemi esas alınmıştır. Murisin ölümüyle birlikte mirasın paylaştırılmasında üç dereceli bir yapı öngörülmüştür. Bir kişinin kanuni mirasçı sayılabilmesi için bu üç zümreden birinde yer alması gerekir.
Zümre sisteminin temel ilkeleri şu şekilde özetlenebilir:

-Üst zümrede mirasçı bulunması, alt zümredeki kişilerin mirasçılığını ortadan kaldırır. Örneğin, birinci zümrede altsoy mevcutsa, ikinci zümrede yer alan anne ve baba mirasçı olamaz.

-Aynı zümre içinde ön sırada bulunan mirasçı, bir alt sıradaki kişinin mirasçı olmasını engeller.

-Zümre başları ve kök başları hayatta olduğu sürece onların altsoyu miras hakkı elde edemez.


Mirasta Mal Paylaşımı Nasıl Gerçekleşir?
Zümre sistemi gereğince miras paylaşımına öncelikle birinci dereceden başlanır. Bu derecede mirasçı yoksa sırasıyla ikinci ve üçüncü derece mirasçılara geçilir. Sağ kalan eş ise her zümreyle birlikte, kanunda öngörülen oranlar çerçevesinde miras hakkına sahiptir.
Türk medeni hukukunda kabul edilen üç dereceli zümre sistemi aşağıdaki gibidir:

Birinci Derece (Zümre) Yasal Mirasçılar
Birinci zümre mirasçıları, murisin altsoyudur. Altsoy kavramı; miras bırakanın çocuklarını, torunlarını ve onların devamındaki nesilleri kapsar. Çocuklar zümre başı olarak kabul edilir ve kural olarak eşit paylarla mirasçı olurlar.
 

Eğer çocuklardan biri miras bırakanın ölümünden önce vefat etmişse, bu çocuğa düşecek miras payı halefiyet ilkesi gereği kendi altsoyuna geçer. Örneğin; miras bırakan A 01.06.2016 tarihinde vefat etmiş, oğlu B ise 01.01.2016 tarihinde A’dan önce ölmüşse, B’nin çocukları C ve D mirasçı olur. Ancak B’nin eşi, A’nın terekesi üzerinde herhangi bir miras hakkı elde edemez.

İkinci Derece (Zümre) Mirasçılar
İkinci zümrede mirasçılık hakkı, murisin anne ve babasına aittir. Anne ve babanın mirasçı olabilmesi için birinci derecede hiçbir mirasçının bulunmaması gerekir. Anne ve baba, mirastan eşit oranlarda pay alırlar.
Anne veya babanın muristen önce ölmüş olması hâlinde, onların payı halefiyet yoluyla kendi altsoyuna geçer. Bu durumda miras bırakanın kardeşleri mirasçı konumuna gelir. Anne ya da baba tarafında mirasçı bulunmaması hâlinde ise, o tarafa düşen payın tamamı diğer tarafa intikal eder.
Örneğin; muris A’nın annesi B ve babası C hayattaysa mirası eşit şekilde paylaşırlar. Ancak baba C, A’dan önce vefat etmişse ve C’nin mirasçıları varsa, C’ye düşen pay onlara geçer; mirasçısı yoksa bu payın tamamı anne B’ye kalır.

Üçüncü Derece (Zümre) Mirasçılar
Üçüncü zümre mirasçıları, murisin büyükanne ve büyükbabalarıdır. Ancak bu kişilerin mirasçı olabilmesi için birinci ve ikinci zümrede hiçbir mirasçının bulunmaması gerekir. Yani murisin altsoyu ile anne, babası ve onların altsoyunun tamamı muristen önce ölmüş olmalıdır.
Büyükanne veya büyükbabanın muristen önce vefat etmiş olması durumunda, onların yerine kendi altsoyları geçer. Bu kapsamda miras bırakanın amca, hala, dayı ve teyzeleri ile bunların altsoyları mirasçı olabilir.
Bununla birlikte, sağ kalan eşin varlığı ve zümre başlarının tamamının ölmüş olması hâlinde, sadece zümre başlarının çocukları mirasçı olabilir. Amca, hala, dayı ve teyzenin de ölmüş olması ve sağ kalan eşin bulunması durumunda, bu kişilerin altsoyu mirasçı olamaz; sağ kalan eş mirasın tamamına hak kazanır.

Mirasta Zümre Başı (Derece Başı) Kavramı
Zümre başı, her zümrede mirasçılık sıralamasında ilk sırada yer alan kişiyi ifade eder. Zümre başı hayatta olduğu sürece onun altsoyu mirasçı sıfatı kazanamaz.

Birinci zümrede zümre başı: Murisin çocukları

İkinci zümrede zümre başı: Murisin anne ve babası

Üçüncü zümrede zümre başı: Murisin büyükanne ve büyükbabalarıdır
 

Evlilik Dışı Çocukların Yasal Mirasçılığı
Evlilik dışında doğan çocukların baba tarafından mirasçı olabilmeleri için, soybağının tanıma ya da mahkeme kararıyla kurulmuş olması şarttır. Soybağı kurulmuşsa, evlilik dışı çocuklar baba yönünden evlilik içi çocuklarla aynı miras haklarına sahip olurlar. Aksi hâlde, miras paylaşımında hak iddia edemezler (TMK m. 498).

Evlatlık ve Altsoyunun Kanuni Mirasçılığı
Zümre sisteminin kan hısımlığı esasına dayanmasının tek istisnası evlatlık ve evlatlığın altsoyudur. Türk Medeni Kanunu’na göre evlatlık ve onun altsoyu, evlat edinen kişiye kan hısmı gibi mirasçı olurlar. Bununla birlikte evlatlığın biyolojik ailesiyle olan mirasçılık ilişkisi de devam eder (TMK m. 500).
Bu kapsamda evlatlık ve altsoyunun mirasçılığına ilişkin başlıca özellikler şunlardır:
- Evlatlık, hem evlat edinenin hem de biyolojik ailesinin mirasçısıdır. Dolayısıyla miras paylaşımında iki taraftan da miras alabilir (TMK m. 500).
- Evlatlık ve altsoyu yalnızca evlat edinene mirasçı olabilir; evlat edinenin diğer hısımlarına mirasçı olamazlar (TMK m. 500).
- Evlat edinen ile evlatlık arasındaki mirasçılık ilişkisi tek yönlüdür. Evlatlık ve altsoyu evlat edinene yasal mirasçı olurken, evlat edinen ve onun hısımları evlatlığın mirasçısı olamaz.

27.01.2026 25 Av. Can KİLERCİOĞLU
Whatsapp İletişim