Uyuşturucu Maddenin Başkasına Verilmesi Suç Mudur?
Bandırma, Erdek ve Biga bölgesinde uyuşturucu suçları konusunda hukuki destek arayan kişiler için Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık olarak; ceza hukuku alanında soruşturma ve kovuşturmanın tüm aşamalarında şüpheli, sanık ve mağdur vekilliği ile stratejik hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktayız. Uyuşturucu maddenin bir başkasına verilmesi, ikram edilmesi veya temin edilmesi konularındaki dosyalarda; "ticaret" mi yoksa "kişisel kullanım" mı ayrımının doğru kurulması açısından müvekkillerimize hukuki destek sağlamaktayız.
Hukuki Çerçeve
Türk Ceza Kanunu’nun 188. maddesinin 3. fıkrasında, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin "başkalarına vermek" fiili açıkça suç olarak tanımlanmıştır. Bu hüküm, salt satışı değil; karşılıksız olarak verme, ikram etme, hediye etme gibi her türlü devir işlemini kapsamaktadır.
Yani, bir kişinin elindeki uyuşturucu maddeyi ister para karşılığı satması, ister hiçbir karşılık almadan başkasına vermesi, hukuki açıdan aynı suç tipini oluşturur. Cezası 10 yıldan az olmamak üzere hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezasıdır.
"Aldım Kullandım, Arkadaşıma da Verdim" Savunması
Uygulamada en sık karşılaşılan durumlardan biri, kişinin uyuşturucu maddeyi kendi kullanımı için aldığını, ancak yanındaki arkadaşıyla paylaştığını söylemesidir. Bu ifadeler ilk bakışta savunma niteliğinde görünse de, hukuki olarak son derece riskli sonuçlar doğurabilir.
Çünkü "arkadaşıma verdim" ifadesi, TCK 188/3 kapsamındaki "başkalarına vermek" fiilinin doğrudan ikrarı niteliğindedir. Bu durumda fail, sadece kullanmak için bulundurma (TCK 191) suçundan değil, çok daha ağır olan ticaret suçundan (TCK 188/3) yargılanır.
Birlikte Kullanım Hâlinde Durum Nedir?
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında, iki kişinin uyuşturucu maddeyi birlikte alıp birlikte kullanması hâlinde, her iki kişinin de kullanmak için bulundurma suçundan (TCK 191) yargılanması gerektiği kabul edilmektedir. Bu durumda "verme" fiilinden bahsedilmez; çünkü madde tek bir kişinin elinde olmamış, iki kişinin ortak kullanımına konu olmuştur.
Ancak savunmanın bu yönde kurulabilmesi için; iki kişinin de uyuşturucu kullanım geçmişinin bulunması, ele geçen miktarın kişisel kullanım sınırları içinde olması ve birlikte temin etme hususunun somut delillerle ortaya konulması gerekir.
Para Alıp Uyuşturucu Getirmek: Aracılık mı, Ticaret mi?
Uygulamada karşılaşılan bir diğer önemli senaryo, kişinin başkasına ait paralarla uyuşturucu satın alıp getirmesidir. Bu durumda fail çoğu zaman "ben sadece getirdim, satıcı değilim" şeklinde savunma yapar.
Ancak Yargıtay, bu tür "aracılık" iddialarını dikkatle değerlendirmektedir. Eğer fail, bu işlem karşılığında herhangi bir menfaat (para, uyuşturucudan pay vb.) elde etmişse, fiili TCK 188/3 kapsamında satıcı (ticaret yapan) konumunda değerlendirilebilir. Buna karşın hiçbir menfaat elde edilmemiş ve fail tamamen iyi niyetle aracılık etmişse, kullanmak için bulundurma kapsamında değerlendirilebilir.
Suçun Manevi Unsuru: Verme Kastı
Uyuşturucu maddenin başkasına verilmesi suçu, kasten işlenebilen bir suçtur. Failin uyuşturucu maddeyi başkasına devretme yönünde iradesi bulunmalıdır. Eğer fail, uyuşturucu maddenin alındığı andan itibaren tamamen kişisel kullanımı için bulundurma kastıyla hareket etmişse ve "verme" fiili istisnai-tek seferlik bir paylaşım niteliğindeyse, savunmanın bu yönde kurulması mümkün olabilir.
Ancak fail sürekli olarak farklı kişilere uyuşturucu temin ediyorsa, telefon kayıtları, mesajlar veya tanık beyanları bu yönde delil oluşturuyorsa; ticaret kastı kabul edilir.
İlk İfadede Yapılan Hatalar
•"Aldım, arkadaşıma verdim" şeklindeki tek cümlelik ikrar, ticaret suçunun temelini oluşturur
•"Bana getirdi, ben de bir kısmını ona verdim" ifadeleri karşılıklı verme suçunun ortaya çıkmasına yol açar
•"Para alıp aldım, sonra ona ulaştırdım" beyanı doğrudan satım gibi değerlendirilir
•Telefon mesajlarındaki ifadeler ile soruşturma beyanları arasında çelişki çıkması, ticaret kastının lehine karine oluşturur
Sonuç
Uyuşturucu maddenin başkasına verilmesi, hukuken para karşılığı satılmasıyla aynı kategoride değerlendirilmektedir. Bu nedenle "arkadaşıma verdim" gibi ilk bakışta zararsız görünen ifadeler, sanığı 10 yıldan az olmamak üzere hapis cezasıyla karşı karşıya bırakabilir. Bu suç tipinde ifade aşamasından itibaren bir avukatla çalışılması, müvekkilin TCK 188/3 yerine TCK 191 kapsamında değerlendirilmesi açısından kritik öneme sahiptir. Süreç hakkında bilgi almak için Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz.