Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık

Uyuşturucu Madde Kullanma Suçu


Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık
Uyuşturucu Madde Kullanma Suçu

Uyuşturucu Madde Kullanma Suçu 
 

Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık olarak; Gönen, Bandırma ve Manyas bölgesinde ceza hukuku alanında, özellikle uyuşturucu veya uyarıcı madde suçları kapsamında kullanma, bulundurma, ticaret, imal ve nakil fiillerine ilişkin dosyalarda; soruşturma ve kovuşturmanın tüm aşamalarında şüpheli, sanık ve mağdur vekilliği ile etkin ve stratejik hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktayız.

 

Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesi, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme, bulundurma ve kullanma fiillerini suç olarak düzenlemektedir. 18.06.2014 tarihli 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası, uyuşturucu madde kullanma fiili açıkça madde metnine eklenmiş, uygulamadaki tartışmalara büyük ölçüde son verilmiştir.
 

Her ne kadar “kullanma” fiili 2014 öncesinde maddede açıkça yer almıyor olsa da, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, uyuşturucu maddenin kullanılması zaten bulundurma fiilini zorunlu olarak içerdiğinden, TCK m. 191 kapsamında değerlendiriliyordu.
 

1.Uyuşturucu Madde Kullanma Suçunun Kapsamı
Uyuşturucu veya uyarıcı maddenin;
-İlk kez denenmesi,
-Sürekli kullanılması,
-Tek seferlik veya çok az miktarda kullanılması
 

arasında suçun oluşması bakımından herhangi bir fark yoktur. Maddenin hangi yolla alındığı (sigara, enjeksiyon, burun yoluyla vb.) veya nerede kullanıldığı (ev, araç, sokak) da önem taşımaz. Önemli olan, uyuşturucu maddenin vücuda alınmış olmasıdır.
 

2.Kullanılan Uyuşturucu Madde Miktarının Önemi
Uygulamada en çok tartışılan konulardan biri, kullanılan uyuşturucu maddenin miktarıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, tartılamayacak kadar az ve uyuşturucu etki doğurmayan miktarlarda, suçun maddi unsurunun oluşmadığı gerekçesiyle bazı olaylarda suçun oluşmayacağına karar vermiştir.
 

Ancak doktrindeki baskın görüşe göre;
-Maddenin uyuşturucu niteliği bilimsel olarak tespit edilebiliyorsa,
-Kullanmaya elverişli bir miktar söz konusuysa,
uyuşturucu etki doğurmamış olsa bile suç oluşur. Zira uyuşturucu madde kullanma suçu, bir tehlike suçu olup, fiilin keyif verici etki yaratması şart değildir.
 

3.İşlenemez Suç Tartışması
Bilirkişi incelemesi sonucunda, ele geçirilen maddenin eser miktarda olduğu ve kullanmaya elverişli olmadığı tespit edilirse, bu durumda suçun maddi konusu bulunmadığından işlenemez suç gündeme gelebilir. Bu değerlendirme her somut olayda teknik raporlar ışığında yapılmalıdır.

 

4.Uyuşturucu Maddeyi Başkasına Verme: TCK 188 mi, TCK 191 mi?
Uygulamada en sık karıştırılan hususlardan biri, uyuşturucu maddenin başkasına verilmesi halinde hangi suçun oluşacağıdır.
TCK m. 188/3, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin;
-Satılması,
-Satışa arz edilmesi,
-Ticari amaçla başkalarına verilmesi,
-Nakledilmesi, depolanması
fiillerini ağır cezalarla yaptırıma bağlamaktadır. Madde başlığı, gerekçesi ve ceza miktarı birlikte değerlendirildiğinde, bu suçun kazanç ve ticari amaçla işlenmesi hedeflenmiştir.
 

Uyuşturucu maddeyi kullanan kişinin;
-Arkadaşıyla birlikte içmek için paylaşması,
-Esrarlı sigarayı birlikte sarması,
-Karşılıksız ve kişisel kullanım sınırları içinde vermesi
halleri, ticari nitelik taşımadığından, TCK m. 188/3 kapsamında değil, TCK m. 191 kapsamında değerlendirilmelidir.
Yargıtay da birçok kararında, birlikte kullanma amacıyla yapılan bu tür fiillerin uyuşturucu madde ticareti değil, kullanmak için bulundurma veya kullanma suçunu oluşturduğunu açıkça kabul etmiştir.
 

5.Ticaret Kastının Belirlenmesinde Dikkate Alınan Ölçütler
Bir fiilin TCK m. 188/3 kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği;
Verilen uyuşturucu maddenin miktarı,
Failin uyuşturucu ticareti geçmişi,
Maddenin kimlere ve hangi sıklıkla verildiği,
Kişisel kullanım sınırlarının aşılıp aşılmadığı
gibi kriterler dikkate alınarak belirlenir.
 

6.Sonuç
Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma suçu ile uyuşturucu madde ticareti suçu arasındaki ayrım, uygulamada kast ve amaç üzerinden yapılmaktadır. Ticari veya kazanç amacı bulunmayan, yalnızca kişisel kullanım kapsamında kalan fiillerin TCK m. 191 çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir. Aksi yöndeki yorumlar, kanun koyucunun amacı ve ceza adaleti ilkesiyle bağdaşmamaktadır.
Bu nedenle her somut olayda, failin eylemi bütün yönleriyle değerlendirilerek hukuki nitelendirme yapılması zorunludur.

28.03.2026 26 Av. Can KİLERCİOĞLU
Whatsapp İletişim