Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık

Komşum Arsama El Attı, Ne Yapabilirim? El Atmanın Önlenmesi (Müdahalenin Men-i) Davası


Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık
Komşum Arsama El Attı, Ne Yapabilirim? El Atmanın Önlenmesi (Müdahalenin Men-i) Davası

Komşum Arsama El Attı, Ne Yapabilirim? El Atmanın Önlenmesi (Müdahalenin Men-i) Davası
 

Gönen, Bandırma ve Balıkesir bölgesinde gayrimenkul ve eşya hukuku alanında danışmanlık ve dava takip hizmetleri vermekteyiz. El atmanın önlenmesi, ecrimisil, tapu iptali ve tescil ile kamulaştırmasız el atma davalarında mülk sahiplerine yönelik hukuki destek sağlamaktayız.
 

Komşunun duvarı arsanıza taşırdığını fark ettiniz, birinin aracını sürekli kendi arazinize park ettiğini görüyorsunuz ya da ortak bir yolun tamamen kapatıldığını düşünüyorsunuz. Türk hukukunda mülkiyet hakkı, yalnızca taşınmazın tapuya tescilinden ibaret değildir; aynı zamanda o taşınmazdan hiçbir engelle karşılaşmaksızın yararlanma yetkisini de kapsar. Başkasının haksız müdahalesi bu yetkiyi kısıtlıyorsa hukukun size tanıdığı en temel araç el atmanın önlenmesi (müdahalenin men-i) davasıdır. Bu makalede bu davanın ne olduğu, şartları, dikkat edilmesi gereken noktalar ve sıkça karıştırılan diğer davalar karşılaştırmalı biçimde ele alınmaktadır.
 

1. Hukuki Dayanak: TMK m. 683
El atmanın önlenmesi davası, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 683. maddesinin 2. fıkrasında açıkça düzenlenmektedir: "Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız el atmanın önlenmesini de dava edebilir."
Bu düzenleme yalnızca mülkiyet hakkı sahiplerine değil, intifa ve oturma gibi sınırlı ayni hak sahiplerine, hatta Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre kiracılar gibi şahsi hak sahiplerine de belirli durumlarda bu davayı açma imkânı tanımaktadır.
 

2. Davanın Şartları
Türk Medeni Kanunu m. 683/2 hükmünden çıkarılan üç temel koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekir:
•Davacının ayni veya şahsi bir hakka sahip olması: Taşınır ya da taşınmaz üzerinde mülkiyet, intifa, oturma gibi ayni bir hakka ya da kira gibi şahsi bir hakka dayanılarak dava açılabilir.
•El atmanın haksız olması: Müdahalenin hiçbir hukuki dayanağının bulunmaması gerekir. Kira sözleşmesine, irtifak hakkına ya da başka bir hukuki ilişkiye dayanan kullanımlar haksız el atma oluşturmaz.
•El atmanın mevcut veya yakın tehlike oluşturması: El atmanın fiilen devam etmesi şarttır. Müdahale sona ermişse bu davanın yolu kapanır; ancak müdahalenin sona ermiş olması tazminat talebinin önünde değildir.

Davacının zarar görmüş olması şart değildir. Yargıtay yerleşik içtihadında mülkiyet hakkının varlığı ve haksız müdahalenin devamının ispat edilmesini yeterli saymaktadır.
 

3. El Atmanın Çeşitleri: Doğrudan ve Dolaylı
El atma yalnızca fiziksel işgal ya da inşaatla sınırlı değildir. Yargıtay içtihadı el atmanın iki biçimde gerçekleşebileceğini kabul etmektedir:
•Doğrudan el atma: Taşınmazın bir bölümünün işgal edilmesi, üzerine inşaat yapılması ya da kum-moloz gibi malzeme dökülmesi.
•Dolaylı el atma: Komşu taşınmazdan sürekli ve aşırı duman, koku veya gürültü yayılması; yani mülkiyet hakkının kullanımını fiilen engelleyen her türlü örtülü müdahale.
 

4. Paylı Mülkiyette El Atmanın Önlenmesi
Paylı mülkiyete tabi bir taşınmazda da paydaşlar arası el atma uyuşmazlıkları sıkça gündeme gelir. Yargıtay bu durumda önce paydaşlar arasında fiili kullanım biçimine dair bir anlaşma (harici taksim) olup olmadığının araştırılması gerektiğini kabul etmektedir.
 

5. El Atmanın Önlenmesi Davası ile Birlikte Ne Talep Edilebilir?
El atmanın önlenmesi davası tek başına açılabileceği gibi aşağıdaki taleplerle birleştirilerek de açılabilir:
•Kal (yıkım) davası: El atan kişi taşınmaza inşaat yapmışsa yapının kaldırılması talep edilebilir.
•Ecrimisil davası: El atma nedeniyle taşınmazdan yoksun kalınan dönem için haksız işgal tazminatı (ecrimisil) talep edilebilir. Ecrimisil alacakları beş yıllık zamanaşımına tabidir.
•Tazminat davası: El atma aynı zamanda haksız fiil niteliği taşıyorsa uğranılan zarar ayrıca talep edilebilir.

El atmanın önlenmesi davasında müdahalenin giderilmesi istenmekte olup salt bu dava yoluyla maddi tazminat talep edilemez. Ayrı bir dava olarak ecrimisil veya haksız fiil tazminatı talep edilmesi gerekir.
 

6. Görevli Mahkeme, Yetki ve Arabuluculuk
Taşınmazlara ilişkin el atmanın önlenmesi davalarında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi'dir. Yetkili mahkeme taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir. El atmanın önlenmesi istemleri arabuluculuk dava şartına tabi değildir; dolayısıyla dava öncesinde arabulucuya başvurma zorunluluğu aranmaz.
 

7. Kararın İcrası için Kesinleşme Şartı Var mı?
Genel kural olarak el atmanın önlenmesi kararları, taşınmazın aynına ilişkin bir ihtilaf bulunmuyorsa —yani davalı taşınmaz üzerinde mülkiyet iddiasında değilse— kesinleşmeden icraya konulabilir. Davalı taşınmaz üzerinde mülkiyet iddiasında bulunuyorsa karar kesinleşmeden infaz edilemez.
 

Sonuç
El atmanın önlenmesi davası; mülkiyet hakkına ya da başka bir ayni veya şahsi hakka yapılan haksız müdahalelere karşı en hızlı ve etkili hukuki koruma yollarından biridir. Davanın başarıya ulaşması için el atmanın fiilen devam ettiğinin ve haksız nitelik taşıdığının somut biçimde ortaya konulması gerekir. Kal, ecrimisil veya tazminat taleplerinin bu davayla birlikte ileri sürülmesi; hem yargılama ekonomisi hem de hak kaybının önlenmesi açısından büyük önem taşır. Taşınmazınıza müdahale edildiğini düşünüyorsanız süreci gecikmeden bir hukukçuyla birlikte yönetmenizi öneririz.
 

28.03.2026 26 Av. Can Kilercioğlu
Whatsapp İletişim