Aldatmayı (Zina) Öğrendikten Sonra Boşanma Davası Açmak İçin Ne Kadar Süreniz Var?
Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık olarak; Gönen, Bandırma ve Balıkesir bölgesinde aile hukuku alanında danışmanlık ve dava takip hizmetleri vermekteyiz. Anlaşmalı ve çekişmeli boşanma davaları, nafaka, velayet, maddi ve manevi tazminat ile mal paylaşımı konularında her iki tarafa yönelik hukuki destek sağlamaktayız.
Eşinin kendisini aldattığını öğrenen kişilerin en çok merak ettiği konulardan biri, boşanma davasını ne zaman açabilecekleri ve bunun için bir süre sınırı olup olmadığıdır. Aldatma (hukuktaki adıyla zina) nedeniyle boşanma davasında belirli süreler vardır ve bu sürelerin kaçırılması ciddi hak kaybına yol açabilir. Bu yazıda, zina nedeniyle boşanma davasında geçerli süreleri ve bunların sizin için ne anlama geldiğini genel hatlarıyla açıklıyoruz.
Zina Nedeniyle Boşanmada Neden Süre Önemlidir?
Türk Medeni Kanunu, eşlerden birinin zinası hâlinde diğer eşe boşanma davası açma hakkı tanır. Ancak bu hak süresiz değildir. Kanun, davanın belirli bir süre içinde açılmasını şart koşmuştur. Süre dolduktan sonra, yalnızca zinaya dayanarak boşanma davası açma imkânı kural olarak ortadan kalkar.
İki Ayrı Süre: 6 Ay ve 5 Yıl
Türk Medeni Kanunu'nun 161. maddesine göre zina nedeniyle boşanma davasında iki ayrı süre birlikte işler:
•Altı aylık süre: Aldatmayı öğrenen eş, bu durumu kesin olarak öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde dava açmalıdır.
•Beş yıllık süre: Aldatmanın gerçekleştiği tarihten itibaren her hâlde beş yıl geçmekle dava hakkı düşer.
Bu iki süreden hangisi önce dolarsa, dava o tarihe kadar açılmalıdır.
“Öğrenme” Ne Zaman Başlar?
Altı aylık süre, basit bir şüphe veya tahminle başlamaz. Sürenin işlemeye başlaması için eşin aldatmayı kesin biçimde öğrenmiş olması gerekir. Yani içinize bir kuşku düşmesi tek başına süreyi başlatmaz; somut ve kesin bir bilgiye ulaşmanız gerekir. Bu nedenle “öğrenme tarihi” çoğu zaman dosyanın en kritik noktalarından biridir.
İlişki Hâlâ Devam Ediyorsa Süre Ne Zaman Başlar?
Aldatma tek seferlik bir olay olabileceği gibi, devam eden bir ilişki şeklinde de yaşanabilir. İlişki hâlâ sürüyorsa, süre kural olarak en son gerçekleşen fiilden itibaren işlemeye başlar. Bu nedenle “altı ay geçti” düşüncesiyle umutsuzluğa kapılmadan önce, durumunuzun bir hukukçu tarafından değerlendirilmesi önemlidir.
Süre Geçtiyse Artık Boşanamaz mıyım?
Hayır. Zinaya dayalı sürelerin geçmiş olması, boşanamayacağınız anlamına gelmez. Bu durumda, aynı olaylara dayanarak “evlilik birliğinin temelinden sarsılması” adı verilen genel boşanma sebebine dayanılarak dava açılması mümkün olabilir. Yalnızca bu yola başvurulduğunda, zinaya özgü bazı sonuçlardan (örneğin mal paylaşımındaki bazı avantajlardan) yararlanılamayabilir. Bu farkın somut olayda ne anlama geldiğini değerlendirmek, alanında deneyimli bir avukatın yardımıyla mümkündür.
Süreyi Kaçırmanın Sonucu Nedir?
Bu süreler “hak düşürücü” niteliktedir. Yani hâkim, taraflar ileri sürmese bile bu süreleri kendiliğinden dikkate alır. Süre dolmuşsa, zinaya dayalı dava reddedilebilir. Uygulamada en sık yaşanan hak kayıplarından biri, tam da bu altı aylık sürenin farkında olmadan geçirilmesidir.
Sonuç
Aldatma nedeniyle boşanma davasında süre, çoğu zaman davanın kaderini belirleyen en önemli unsurlardan biridir. Altı aylık ve beş yıllık sürelerin ne zaman başladığı, ilişkinin devam edip etmediği ve af niteliğinde bir davranışın bulunup bulunmadığı gibi konular, kişiden kişiye değişen teknik değerlendirmeler gerektirir. Hak kaybı yaşamamak adına, böyle bir durumla karşılaştığınızda en kısa sürede bir aile hukuku avukatına danışmanız faydalı olacaktır. Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık olarak, sürecin her aşamasında yanınızdayız.