Aldatma Davasında Gizli Kayıt, Mesaj ve Telefon Kayıtları Delil Olur mu?
Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık olarak; Gönen, Erdek ve Manyas bölgesinde aile hukuku alanında danışmanlık ve dava takip hizmetleri vermekteyiz. Anlaşmalı ve çekişmeli boşanma davaları, nafaka, velayet, maddi ve manevi tazminat ile mal paylaşımı konularında her iki tarafa yönelik hukuki destek sağlamaktayız.
Eşinin kendisini aldattığından şüphelenen kişiler çoğu zaman “elimde delil var mı, varsa bunlar mahkemede işime yarar mı?” sorusuna takılır. Telefon mesajları, fotoğraflar, ses kayıtları ya da sosyal medya yazışmaları... Bunların hangilerinin geçerli delil sayılacağı, hangilerinin ise kişiyi zor durumda bırakabileceği çok merak edilen bir konudur. Bu yazıda, aldatma (zina) nedeniyle boşanma davasında delil konusunu genel hatlarıyla ele alıyoruz.
Aldatma Nasıl İspatlanır?
Aldatma çoğu zaman gizli yaşanan bir olaydır; bu nedenle “suçüstü” yakalanma gibi kesin bir kanıt aranmaz. Mahkeme, kuvvetli belirti ve karinelerle de aldatmanın gerçekleştiği sonucuna ulaşabilir. Örneğin eşin başka biriyle evli gibi birlikte yaşaması, otel veya seyahat kayıtları, tanık beyanları ya da evlilik dışı doğan bir çocuk gibi unsurlar mahkemeyi ikna edebilir.
Her Delil Geçerli Sayılır mı?
Hayır. Türk hukukunda bir delilin mahkemede kullanılabilmesi için hukuka uygun şekilde elde edilmiş olması gerekir. Yani “ne pahasına olursa olsun delil toplamak” doğru bir yaklaşım değildir. Hukuka aykırı yollarla elde edilen bazı deliller mahkeme tarafından dikkate alınmaz; üstelik bu yollar, delili toplamaya çalışan kişiyi de hukuki ve cezai açıdan zor durumda bırakabilir.
“Yaratılan Delil” Kesinlikle Kullanılamaz
Hukukumuzda en net kurallardan biri, özel olarak kurgulanarak “yaratılan” delillerin hiçbir şekilde kullanılamayacağıdır. Örneğin sırf boşanma davasında kullanmak için sahnelenmiş bir ses veya görüntü kaydı, ya da karşı tarafı kandırmak için sosyal medyada başka biriymiş gibi davranarak elde edilen yazışmalar bu kapsamdadır. Bu tür deliller mahkemece reddedilir.
Eşinizi Gizlice Kaydetmek veya Telefonuna Girmek Size Zarar Verebilir
Birçok kişi, eşinin telefonuna gizlice girerek mesajları kopyalamanın ya da onu habersizce kaydetmenin “haklı” olduğunu düşünür. Ancak bu davranışlar, özel hayatın gizliliğini ihlal edebilir ve bazı durumlarda ayrı bir suç oluşturabilir. Yani aldatıldığınızı ispatlamaya çalışırken, farkında olmadan kendiniz hakkında bir ceza soruşturmasının açılmasına yol açabilirsiniz. Bu nedenle delil toplama konusunda atılacak adımların önceden bir hukukçuya danışılarak belirlenmesi büyük önem taşır.
Peki Hangi Yol Doğru?
Genel kural şudur: ortak yaşam alanında tesadüfen karşılaşılan ya da hukuka uygun yollarla elde edilen deliller değerlendirilebilir; gizlice, zorla veya hile ile elde edilen deliller ise risklidir. Hangi delilin hangi kategoriye girdiği ise her olayın kendine özgü koşullarına göre değişir. Bu ayrım çoğu zaman teknik bir değerlendirme gerektirir.
Sonuç
Aldatma davalarında “elimde delil olması” tek başına yeterli değildir; bu delilin hukuka uygun olması da gerekir. Yanlış yöntemlerle toplanan deliller hem işe yaramayabilir hem de sizi zor durumda bırakabilir. Bu nedenle, elinizde olduğunu düşündüğünüz delilleri paylaşmadan ve harekete geçmeden önce bir aile hukuku avukatına danışmanız, hem haklarınızı korumanız hem de istemeden hata yapmamanız açısından önemlidir. Kilercioğlu Hukuk & Danışmanlık olarak bu süreçte size yol göstermekten memnuniyet duyarız.